İcra Hukuku

İcra hukuku, şahısların, bankaların, büyük şirket yerlerinin çek, senet, poliçe, kredi gibi belirli başlı nedenlerden dolayı oluşan alacaklarının kanun yoluyla ile tahsil edilmesine yarayan bir hukuk dalıdır. Kısaca özetlemek gerekirse icra hukuku borcu olan kişilerin veya şirketlerin borcunu kendi rızası ile ödememesi halinde devlet organları (icra dairesi) aracılığı sayesinde haciz baskısı kurulması halinde alacağın tahsil edilme durumudur. Alacak borç ilişkisi pek çok nedenden ötürü kaynaklanabilir. İcra hukuku kapsamına gireceklere, çek, senet, poliçe, kredi kartı, ipotek, kredi, nafaka gibi alacakları örnek vermek mümkündür.

İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İcra takibi genel olarak işlem durumuna göre değişiklik gösterir. Borcun ve alacağın kaynağı burada en önemli olan konulardan biridir. Alacak eğer ki bir mahkeme kararına bağlıysa o zaman o ılımlı icra olarak belirlenir. Ancak eğer alacak bir bano, poliçe veya çeke dayalı ise kambiyo senetlerine dair bir icra hukuku takibi, eğer ki herhangi bir türe ya da belge girmiyor ise, bu durum ilaçsız icra söz konusu olarak bilinir.

İcra takibinin başlama zamanı avukat aracılığı sayesinde veya şahsen olur. İcra dairesi tarafından borçluya ait olan ödeme sözünden sonra 7 gün içerisinde itiraz edilmez ise, takip o zaman kesin olarak uygulanır. İcra takibinin kesinleşmesinin ardından, alacağın tahsil edilebilmesi için haciz yoluna geçilmiş olur. Haciz aşamasındaki amaç, elde bulunan malların satılıyor olması ve alacak kişinin borcunun kapatılmalıdır.